Esselamün Aleyküm !
Sevgili Okurlarım !
Malumunuz şu son günlerde herkes de bir özür dileme çabası..
Kimileri sanki kilise odalarında ki gibi günah çıkarma çabasına girmiş.
Kimisi Ahmet Kaya’dan kimisi Ermenilerden ,kimisi israilden,kimisi bilmem nerden bir özür dileme telaşında.
Malum herkes birilerinin taşeronu olunca ve layıkıyla da efendilerine hizmet veremeyen bu sözde aydıncıklar fırsat bu fırsat deyip özür dilemeye koyuldular.
Yani kimliksiz olarak yıllarca yaşamanın bir sonucu .
Kolay değil güçlü bir kültür içerisinde,güçlü bir inanç içerisinde yıllarca sahte isimlerle, ali veli ,ahmet,hasan olarak yaşamak !
Yıllarca sahte kimlikle türk toplumu kandırmak kolay değil!
Kimi zaman kanal 7 de dindar oldular,kimi zaman diğer tv kanallarında amerikancı,kimi zaman da TRT ekranlarında milliyetci ayaklarına yattılar.
Ama sonuç olarak şapka düştü kel göründü.
Aslında yıllarca bu türk halkını ötekileştirdiler.
Yıllarca bu halk aydın kavramının batının taşeronluğu olduğunu öğrendi.
Ağızlarında çıkan kavramlar yıllarca hristiyan kültürünün terimleriydi.
Ve hiç bir zaman türk ve islam toplumun bir parçası olamadılar.
Hep yaşadığı toplumunu batıya şikayetten öte götüremediler.
Aslında ötekileştirilen ve cahil görünümlü dünyanın fertleri olan bizler öbür tarafın kimlere hizmet verdiklerini önceden de biliyoruz zaten.
Kimi zaman alevi olarak ,kimi zaman azınlıkların savunucusu olarak,kimi zaman laikci olarak,kimi zaman çağdaş olarak,kimi zaman batıcı olarak,kimi zaman demokrat olarak,kimi zaman ateist olarak,kimi zaman homosexuel olarak,kimi zaman ,ermenilerden özür dileyenler olarak karşımıza çıktılar ,ama hiç bir zaman bizim gibi olamadılar.
Hep bizi batı ve amerikadaki abilerine şikayet ettiler.
Her zaman onlar insan hakları savunucusu,bizler cani ,öcü olduk.
Onlar kimi zaman idama ,kimi zaman zinaya, kimi zaman namus kavramına,kimi zaman kurbana …
Kimi zaman halkın kılık kıyafetine ,kimi zaman da nüfus cüzdanlarındaki islam hanesine,kimi zaman okullardaki zorunlu din derslerine karşı çıktılar…
Bunlar anadolu topraklarında bizim varlığımıza tahammül edemiyorlar vesselam.
Çünkü abilerinin sabrı taştığı için onlarda bize saldırıyorlar.
Kimin , kimlerin adamı olduğunu biliyoruz zaten ,
Şöyle ülkemin geçmişine bakarsak,onlar hep öbür tarafdaydı,hep bize düşmandılar,hep bizi küçümseyip aptal yerine koydular.
Onlar için bizler entellektüel (batının borazancılığını yapan) değil oryantalist (doğu bilim adamlarının ) fikir adamların peşinden koşan zavallı sınıfındandık.
Onlar için bizler özür dileyenlerin değil özür bekleyenlerin tarafındaydık.
Bizler onlar için popülist kültürüne karşı savaş açan, güçlünün değil haklının yanında,ve.onlar iyi biliyor ki bizler zalime dur diyen mazlumları savunanların safındaydık.
Onlar çok biliyorlar ki bizler alternatif medyayız,bizler rantiyenin panzehiriyiz.
Onlara göre bizler cahiliz ,çünkü ötekileştirilen dünyanın insanlarıyız..
Onlar ise avrupanın tozunu yutmuş entellektüellerdi.
Bizler ise anadoluya mahkum edilmiş ve aynı zaman da zavallı taşralı medeniyetten uzak hanzolardan başka bir şey değiliz.
Ve bizler onlar için tüm geçmiş tarihin günahını yükledikleri köleleriz.
.
Geri kalmışlıklarının yegane sebebi onlara göre anadoludaki biz hanzolarıyız.
Çünkü her şeyi onlar biliyor,.her şey onlardan sorulmalı.
Malum medya kimi zaman avukat,kimi zaman yazar,kimi zaman psikolog,kimi zaman sosyolog,kimi zaman tarihci,kimi zaman dindar,kimi zaman mazlumları savunuyor pozuna bürünen kurtarıcılar olarak çıkardılar karşımıza.
Her defasında ırkımıza ,dinimize,örfümüze adetimize,tarihimize ve bize ait her ne varsa küfrettiler ve ediyorlar televizyon ekranlarından.
En çok da hepside avrupadaki üniversitelerinde sözde birincilikle bitirmişler,ve ben hiç ikinci,üçüncü olarak bitirenini göremedim apher nedense.
Hepsininde anası, babası hacı hoca ve kökleri mutlaka bir paşaya dayandırılır.
Veya bazılarıda Çanakkale de dedeleri şehit olmuştur!
Bir Allahın kulu da yahu madem anan baban hacı hoca da neden islama küfür ediyorsun be bilader demez ?
Madem kökünüz ta bilmem ne paşasına dayanıyor ne diye elin ermenisinden özür diliyorsun demez ?
Madem şehit çocuğusun neden elin gavurunun borazanlığını yaparsın demez !.
Burada ben bu kişileri sorgulamıyorum.
Ama gözden kaçan şu gerçeğide görmeliyiz.
Özellikle Kanal 7 tv ve buna bağlı kuruluşlar bize özellikle 28 şubat 1997 sonrasında “özür diliyoruz” kampanyasında imzası bulunan bazı kişileri ön plana çıkarmadılar mı ?
Ve bazı haber programlarını,polika programlarını onlara hazırlatıp sundurmadılar mı ?
Ve bunların bazıları kanal 7 de haber programlarında ,tartışma programlarında aylarca boy göstermediler mi ?.
Ve kovuldukları gazetelerden ve tv kanallarından sonra kanal 7 sayesinde seslerini duyurmadılarmı ?
Burda kişlerden daha çok medya kuruluşlarını sorgulamak gerektiğine inanıyorum.
Aydın olabilmek için illa ki batı borazancılığı yapmak mı gerekiyor ?
Soruyorum şayet onlarda imza attılarsa ,sizler avrupalı müslüman türk halkının parasıyla kurulan kanallar olarak bize bu insanları neden ekranlarınızda hep sevimli hale getirmeye çalıştınız ?
O adamlar mı sizi kullandı,yoksa sizlerde bu oyunun bir paçasısınız ?
Selam ve Dua ile
Fettah BAYIR