![]() |
![]() Bardas Belediyesi.com Sitesine Hosgeldiniz | Degerli ziyaretci sitemize kayitli degilseniz Bazi Bölümlerden Yararlanamazsiniz Lütfen Kayit olun! Sifreni Bilmiyorsan Buradan giris yapip e- mail yolu ile ögrenin. |
![]() |
AnamenuBardas-Alanözü-GüncelYazar BasınKimler ÇevrimiçiTema Seç |
Tüm rantiye medyasında bangır bangır kuyruk acılarının fevaranlığı baş gösterdi şu son günlerde. Yazar : admin
Makale ID : 113
İzleyici : Genel
Versiyon 1.00.03
Yayınlanma Tarihi: 2009/7/26 0:52:16
Okunmalar : 254
Esselamün Aleyküm ! Çağımızın kardelenleri imam hatiplerin önü yavaş yavaş açılmaya başladı. Yıllardır imam hatip liseleri üzerinden politik hesapları yapanların hevesleri kursağında kalmışa benziyor. Tüm rantiye medyasında bangır bangır kuyruk acılarının fevaranlığı baş gösterdi şu son günlerde. 2-7 Kasım 1981 tarihli ikinci İzmir İktisad Kongresi’nde alınan kararlarını yıllar sonra 28 şubat 1997 de darbesiyle kısmen başarıya ulaşan bu kesim artık eşekten düşmüş gibi oldular. Orta öğretimi 8 yıla çıkartarak İmam Hatip Liselerinin orta kısmının kapatılmasıyla bir anda aşırı derecede talep azlığı yaşanmasına rağmen Ak Parti İktidarıyla yeniden bu okullara talep her geçen gün artmaya başladı. Ak Parti her defasında Meslek Liselerinin önündeki kat sayı adaletsizliğini kaldırmaya çalışsada her defasında Cumhuriyet Halk Partisi,Anavatan Partisi Demokratik Sol Partisi ve kısmende olsa Milliyetçi Halk Partisi engel olmuşlardır. Aslı astarı olmayan karalama kampanyasıyla halkı kandırmaya çalışanların tek dayanağı Erbakan’ın arka bahçesi olması bahanesiydi. Belki bu bahane bir nevi haklı olabilir,genelde muhafakar düşünceli bir yapı eksenindeki insanların çocukları okumakta. Oysa bu okullar tamamiyle Türkiye Cumhuriyetinin Milli Eğitim Bünyesinde Eğitim veren kurumlardır. İmam Hatip Liseleri halk tarafından kendi paralarıyla devletten beş kuruş alınmadan ve devletin hizmetine sunulan okullardır oysa. Türkiyedeki bazı dindar ve islam düşmanlarının uğraştıkları kurumların başında gelmektedir. Yıllarca bu okullardan mezun olan insanları örümcek kafalı yobaz gibi göstererek millete bir profil çizmeye çalışan bu zihniyet millet nezninde karalama kampanyaları yaparak oy dilenciliği yapmıştır. İnşaallah önümüzdeki yıldan itibaren bu kat sayı adaletsizliği kalkacak. Ancak malum bu çevreler ise yine boş durmayacağı aşikar. Çünkü ellerindeki en büyük oy depolarından birisi İmam-Hatip Düşmanlığı. Nasıl yıllardır Demirel milleti nurlu Süleyman nidalarıyla başörtüsü istismarlığı yaparak kandırdıysa ,nasıl bu devletin başında 50 yılını nasıl heba ettiyse,Ecevit ve Cumhuriyet Halk Partililerde laiklik elden gidiyor diye İmam-Hatip Lisesi düşmanlığı ile prim yapmaya çalıştılar. Aslında bir nebzede olsa başarılı oldular. Cumhuriyet Halk Partililer tek danayakları Anayasa Mahkemesine gidecekleridir. Bu yenilgi onlar için bir domina taşları gibi peşim sıra geleceği düşüncesine kapılacakları muhakkak, son 40 yıldır zaten sol kesim kan kaybetmekte ve bu yenilgi ilede iyice hezimete uğrarlar gibi. Gelecek ilk seçim Cumhuriyet Halk Partisi için yolun sonu demektir. Neden bu denli imam hatip düşmanlığı diye sorarsak,hatırlarsanız 1993,1994,1995,1996 yıllarında İmam- Hatip Liselerinin OSS VE OYS sınavlarında başarıları etkili olmuştur. Çünkü yıllarca Galatasaray Lisesi,Robet Amerikan Kolejleri,Pertevniyal Liseleri Türkiye’de ilk üç dereceye girmekteydi. Ve bu okullardan mezun olanlar bu ülkenin başına geçiyordu. Bulent , Rahşan Ecevit ve Tansu Çiller Robert Amerikan Kolejinden mezunu olması dikkat çekicidir. Aslında Ecevit okuduğu okuluna vefasını İmam- Hatip Liselerinin orta kısımlarını kaparak ödemeye çalışmıştır. Bende İmam-Hatip Lisesi Mezunuyum. Konuya en yakın vakıf olanlardan biri olarak,İmam Hatip Liselerini karalamaya çalışanların aslında dışarından ısmarlama karalama kampanyası yürütmekteler. Belki de ömründe bir kez olsun İmam-Hatip Lisesinin kapısı önünden geçmeyenlerin ortaya attığı yalan yanlış safsatlardan biridir. Şöyle çocukluk ve gençliğime dönüp baktığımda o kadar çektiğimiz çileleride göz önünde bulundurduğumda şunu diyebilirim ki iyi ki İmam-Hatip Lisesine gitmişim diyorum. Bir Millet vekilinin oğluyla,bir valinin oğluyla,bir Emniyet il müdürünün oğluyla,zengin ve varlıklı ailelerin çocuklarıyla köyden gelmiş fakir fukara çocuklarının bir arada bulunduğu ve hiç birinin bir birine ayrımcılık yapmadığı bir okuldan mezun olduğum için aslında Allaha binlerce kez şükrediyorum. İmam-Htip Lisesine başlarken ilk okul öğretmenimin ön yargılı düşüncelerine rağmen başlamıştım. Herkes gibi başlarken beynime kazınmaya çalışılan ön yargılarla başladım. Hani Eşref Ziya Terzinin oynadığı The İmam gibiydi adeta,çekine çekine istemeden,sadece erkeklerin bir arada okuduğu,önceden kulaklarımıza fısıldanmış yobaz hocaların okul kapısında bizi eli çoplu olarak bekler sandığımız korkularla ilk adımlarımı atmıştım. Ve civarımda bak sofu geliyor ,hoca geliyor nidalarının yankılandığı bir dönemle başlayan orta öğretim serüvenim oldu. İmam-Hatip Lisesinde okurken hem Karaman Eğitsen il Temsilciliği hemde öğretmenliğini bu okullarda yapanların her çocuğu potansiyel suçlu ilan eden eğitimcileri,180 ders günün 90 günü raporlu diğer gününde ders anlatmayan öğretmenlerin cirit attığı yerler haline nasıl getirilme çalışıldığını,İngilizce öğretmeni diye küfürbaz sapık öğretmenlerin dersleri bib fıkralarıyla doldurmaya çalıştığı,Beden Eğitim öğretmenim diye gelipde sırf ideolojik saplantıları yüzünden çocukları sportif faaliyetlerdeki başarılarını örtbas etmeye çalısanlar mı yoktu.. Ön yargılı ve art niyetli öğretmenlerin görevlendirildiği bu okullardan bir kardelen gibi mezun olmak her yiğidin harcı değil aslında. Allah onlardan razı olsun ki meslek öğretmenlerinden. Kimizi hiç branşı olmadığı halde öğrencileri sportif faaliyetlerine hazırladı yıllarca,kimisi rehber öğretmenlik yaptı öğrencilerin dertleriyle dertleştiler.. Asıl branşı olan öğretmenler başka okullara tayinlerin çıkacağı günleri bekleme hayaliyle onca öğrencilerin haklarını gasp ettiler. Ben 1994 Yılı mezunuyum ve sınıfda 38 kişiydik.bunlardan 3-4 kişi haricinde üniversiyi bitirdiler kat sayı adaletsizliğine rağmen. Diğer kalan 3-4 kişi de kendi iş yerini açtı. O kadar art niyetli ve ön yargılı ve öğrencisini potansiyel suçlu gören eğitimcilerin arasından temiz çıkabildiysek,bunun nedeni meslek öğretmenlerin yaptıkları fedakarlıklardır. Allah onlardan razı olsun ! Artık sol kesimim İmam-Hatip Liseleri üzerinden elini çekmesi gerekir. Bence sol kesim kendi kendini öz eleştiri yapsın,din ,islam,iman,imam-hatip düşmanlığı ile bir yere varamaz. Eğer islam coğrafyasında siyaset yapacaklarsa,ön yargılarını bir kenara bırakıp önce kime nasıl yöneticilik yapacaklarını düşünsünler. Öncelikle yurt dışından abilerinin paket düşünceleriyle bir yere varamazlar. Öncelikle adam akıllı bir imamın önünde diz çöküp bu kendi tabirleri,islam hakkında müslümanlık hakkında bilgiler öğrensinler,öğrenmenin yaşı yok bilmemek ayıp değil öğrenmemek ise çok ayıp . Sol düşüncesinin temelinde alevi ve sünnilik temel kavramları yatmaktadır. Sol düşünceye göre imam-hatip liseleri sunnilere imam yetiştirmekte. Aleviliğe hizmet vermemektedir. Sol düşünce Diyanet İşlerine ve İmam- Hatip Liselerine bakış acısının temelinde bu yatar. Aslında sol kesim külliyen karşı çıkmaktansa mevcut hükümetle masaya oturup anlaşmalı. Aleviler içinde Alevi Dedesi yetiştirilmesi için yeni tedrisat yapılması gerekir. Hatırlarsanız başta 28 şubat 1997 den sonra her yıl Bülent Ecevit’in başbakanlığını yaptığı D-Anasol ve Anasol-M Hükümetleri tam takım olarak 10.Cumhurhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile birlikte düzenli olarak her yıl Nevşehir İlinin Hacı Bektaşi İlçesinde Pir Sultan anma törenlerine katıldıklarını görürüz. Aslında 28 şubatın amacı Türkiyede ki sunni kesimi bertaraf edip Aleviliği ön plana çıkartmaktı. Ve Ak Parti başa geçtikten sonra da dikkat ederseniz tam takım Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile birlikte Konya da Mevlana’nın Şeb-i Aruz törenlerine katılmasından anlıyoruz ki 28 şubat darbesinin amacının bu ülkeye aleviliği zorla dayatmak. Hatta son Şeb-i Aruz Törenine Deniz Baykal’ında katılmış olması dikkat çekici değil mi ? İyi hatırlarsak 28 şubat dönemi esnanasında Fadime Şahin , Müslüm Gündüz vukuatı sonrasında rantiye medyasında boy boy alevi din adamları,alevi yazarlar,alevi köşe yazarları bu olayı taze tutmak için çaba sarfetmişlerdi. Bir yanda alevi din adamı Yaşar Nuri Öztürk,alevi araştırmacı yazar İsmail Nacar,Alevi dedesi İzettin Doğan,gazeteci yazar Rıza zelyut bir yanda din adamı diye ne olduğu bilinmeyen iki lafı bir araya getiremeyen Zekerya Beyaz,Hüseyin Üzülmez. Alevi kanatı saldırıyordu karşı taraf savunmaya çalışıyordu iyi hatırlarsak eğer o günleri. Yıllarca ekranlarda horoz döğüşü gibi kavga yaptırttılar. Amaçları halkı dinden soğutmaya çalışmak, ve asıl niyetleri olan İmam -Hatip Liselerinin Orta Kısımlarını ortadan kaldırırken halkın vereceği tepkiyi azaltma çabasıydı. “Bir yanda kapatın bu okulları ben kendi okullarımı vermeye hazırım” diyen ve Amerika’ya daha sonra kaçan cemaat liderleriyle yaşadığımız o günleri iyi hatırlarsak,neden bu okulların kapatıldığını iyice anlıyabiliriz. Buna islamı ılımlaştırma yada ılımlı islam teorileri deniliyordu o günlerde. Ekranlarda çıkan her ağızdan bu ülkenin ihtiyacı ılımlı islamdır deniliyordu. Saymakla bitmez şu son 10 yılda İmam-Hatip Liselilerin yaşadığı çileleri,bir yanda başörtüsü meselesi,bir yanda universite katsayısı,bir yanda terör damgası,bir yanda 11 eylül sentromu bu okullardan çıkanları çok ama çok madur etti. Belki şu anda kat sayısının kaldırılması kısmı bir başarı gibi algılansada aslında hala İmam-Hatip Liselerinin çilesi bitmiyor. Bugün geçmişe bakıyorumda bu İmam –Hatip Lisesi düşmanlığının temelinde Amerika’nın parmağı olduğunu düşünüyorum.Çünkü Halkı dinden uzaklaştırmak ve kendi emellerini rahatca uygulayacağı zemini oluşturmak için Ecevit hükümetlerine verdiği direktiflerin sonucudur.Eğer Deniz Baykal bu olaya sessiz kalırsa bu Obanın etkisinden kaynaklanır. Çünkü Obama ile amerikan politikası müslümanlara şirin gözükme taktiğinin bir gereğidir. Neden Deniz Baykal Çarşafa ve başörtüsüne sarıldığını sanıyorsunuz ki ? Neden son zamanlarda avrupa birliği islam fobisini bertaraf etmeye çalıştığını sanıyorsunuz ki ? İnşallah bu katsayı meselesinin temelinde Amerikan politikası yatmaz. İnşallah Türkiyenin iç Politikasının bir ürünü olsun,değilse biri gider biri gelir, değilse bu konu Ali yapar Veli bozar meselesine döner .. Selam ve Dua ile Fettah BAYIR 25/07/2009
Yorumlardan yazarları sorumludur.
|
Okuma Köşesi Kategori seçTavsiye linklerYazar secArama motoru
Genel Arama
Sitede Ara
|
||||||